Günahları Gizlemek

Günahları Gizlemek

Dün, bugün ya da evvelsi gün sende günahlarını başkalarına açıkladın veya anlattın mı?

Günümüzün sorunlarından biri de günahları işleyip başkasına iyi ya da kötü anlatmak.
İşte burada bir problem var. Geçen gün bir kişiyle karşılaştım adam bir kişiyi göstererek şöyle diyor; geçmişte şu çok pislikti her türlü hatayı günahı yaptı şimdi sakal bırakmış camiden ayrılmıyor diyor. Kimse kimsenin tövbesinden emin olamaz ve bu hakka kimse sahip değildir. Kişinin günahlarını ortaya çıkarmak da aynı şekilde kati suretle daha çok günahtır. Kişi ne kendi işlediği bir günahı, nede başkasının günahını ortaya dökemez. Bu İslam inancına aykırı olduğu gibi insan yaşam biçimine de müdahaledir. Kimse kimseyi rencide etme hakkına hukukuna sahip değildir.

(Kim, dünyada günahını gizlerse, Allah Teâlâ’da, o günahı Kıyamette herkesten gizler.) (Müslim)

Buyuruyor Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve Sellem.
Günah işlediysek Allah ile bizim aramızda olmalı onu başkalarına anlatmamalıyız…
Sen başkasının günahını ya da kendi günahını gizle ki Allah ile aranda günahlarına şahit biri olmazsa o işlemiş olduğun günahları Allah’ın affetmesi daha kolay olur. Ve Allah merhametlilerin en merhametlisidir. ‘‘O’’ dilediğini affeder. Günahtan tövbe ettiysen günahlarını açığa vurmaz. Günahını amelinden silmek, işlediğin bir günahı herkesten gizlemek O’nun elindedir. ‘‘O’’ Esmaul Hüsna gibi güzel isimleriyle bizlere sevgi ve merhamet duygusu veren yüce Allah tır.

(Bir günaha düşen, Allah’ın örtüsünü kaldırmasın, onu gizlesin!) (Müslim)

Burada günah işlediyseniz üzerini hemen örtün kimseye anlatmayın demektir. Ben bir günah işledim deyip hemen tövbe etmektir önemli olan.
Bazı kişiler rahatlamak, depresyonunu gidermek için günahını başkasına anlatıyor. Sevgilisinden ayrıldığından tut her günahı bir bir ayrıntısına varana kadar anlatıyor. Bir günaha bulaştıysanız, günah işlediyseniz tövbe edin ve bunu kimseye açmayın kimseye anlatmayın. Kıyamet günü başkasını günahınıza şahit tutmayın… Gıybet adı altında hele hele bunları hiç yapmayın…

Çünkü insanlardan utanarak günahı gizlemek, hayâdandır. Hayâ da imandandır. Günah gizlenmezse, fâsıklar bundan cesaret alır.
Fasık; bilerek isteyerek göstere göstere günah işleyen kişiye denir. Yani günahtan korkmayan günahı burnuna konan bir sinek gibi gören kişidir fasık.
Alalen günah işleyen, aman boş ver bu hayat böyle deyip günahları umursamayan, fasık kişilerle arkadaşlık etmeyin.
Falanca günah işliyor. Ben de işlesem ne çıkar? Düğünlerde bende oynarım göbekte atarım açık da gezerim kime ne! Diyenler var, bunlar fasık kişilerin sözleridir. Açık gezip tesettürü gereksiz görmek kapanmamak da fasıklıktır. Farz bir emri gereksiz görmek kişiyi imandan bile çıkarır. Çünkü Kuranı kerimde açık açık belirtilen her emri yapma yükümlülüğümüz vardır.

Günahın büyüğü küçüğü olmaz günah günahtır. Bir tabağa her gün bir pirinç koyarsak belirli bir süre sonra o tabak pirinçle dolar. Küçük günahlar önemsenmediği zaman büyür ve kalbi karartır. Açık gezerim namaz kılmam, kalbim temiz benim demek şeytanın sağdan yaklaşma taktiğidir. Cehennem iyi niyetlilerle doludur. Çünkü yaptığı günahı şeytan ve nefis güzel gösteriyor. Günahların küçük görülmeye başlandığı belirli bir zaman sonra, sevap gibi görülme olasılığı oldukça fazladır. Bu zamandan sonra o günahı işlemek kalbimize pek sirayet etmez.
Kalbim temiz diyenler, namaz kılmayan da cennete girecek diyenler, flörtü haram görmeyenler, çalgılı karışık düğün yapanlar, iştirak edenler ve bunlar gibi birçok günah artık sevap gibi görülür hale gelmiştir.
Günah olan bir şeyin günah olduğuna nefsi ve kalbi olarak kanaat getirmek bile zor öyle değil mi?

Hayâ elbisesine bürünenin ayıpları görülmez. Duyulunca hoşlanılacak şeyleri yap! Kimsenin duymasını istemediğin ve duyulunca insanların hoşlanmayacağı şeylerden kaç! Diye ikazları çok yaparız ama gel gör ki günümüz şartları ile amelimiz med ceziri (gel git) yaşıyor.

Gizli işlenmiş bir günahı açığa vurmak ayrıca günahtır.

İbni Âbidin hazretleri;
(Günahını açığa vurmak, ayrıca günah olur. Gizli yapılan günahı başkalarına anlatmak da günahtır) buyuruyor.
Günahtan el çekemeyen kimse, kötü örnek olmamak için günahını gizlemelidir. Oruç tutmayan, orucunu gizli yemelidir. Açıktan yemesi ayrıca günah olur.

Gizli yapılması istenen ibadet, nafile ibadetlerdir. Nafile ibadetler açıktan yapılınca riya karışma tehlikesi vardır. Misal gece teeccud namazına kalkıyorum deyip bunu başkasına anlatmak uygun olmaz. Ama farz namazlarını herkesin kılması gerektiği için şu vaktin namazını kılmaya gidiyorum diyebilir. Ya da beş vakit farz namazımı kılıyorum demek riya değil gerekliliktir. Farz namazların gurur ve kibri olmaz. Müslümanım diyen herkesin vazifeyi asliyesidir.

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Farzlar yapılırken araya riya karışmaz. Nafile ibadetlerdeyse, gösteriş çok olur. Bunun için, zekâtı açıktan verip iftiradan kurtulmalı. Sadakayı ise gizli vermeli ki, kabul olma ihtimali fazla olur. (2/82)

Nafile ibadetleri gizli yapmak daha iyidir.

  • Kur’an-ı Kerimde mealen buyruluyor ki:

Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmına da keffaret olur. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Bakara Suresi Ayet 271)

Rabbinize alçak gönüllüce ve için için (sessiz sessiz) dua edin. Çünkü O, haddi aşanları sevmez. (A’raf Suresi Ayet 55)

Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret ve gafillerden olma. (A’raf Suresi Ayet 205)

  • Hadisi şeriflerde ise Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

– Kıyamette, Allahü teâlânın himayesine aldığı yedi kişiden biri, sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar, sadakayı gizli verendir. (Buhari)

– Sadakayı gizli vermek Cennet hazinesidir. (Hatib)

– Sadakayı gizli vermek iyilik hazinesidir. (Taberani)

– Farzlar hariç, evde kılınan namaz, mescidimde kılınandan üstündür. (İ. Abidin)

– Farzlar hariç, namazı evde kılın; evde kılınan namaz daha hayırlıdır. (Buhari)

– Tenhada kılınan nafile namazın sevabı, herkesin yanında kılınandan 25 kat daha fazladır. (İ. Ahmed)

– Hafaza meleklerinin işitmediği zikir, işittiklerinden 70 kat daha sevaptır. (Beyheki)

– Allah’ı gizlice zikredin! (İbni Mübarek)

Bazı fasık kişilerin hilelerini, kusurlarını başkalarına anlatmak gıybet değildir.

Şöyle ki; Bid’at ehlinin bid’atini ve alışverişte insanları kandıranların bu hilelerini söylemek gerekir, gıybet olmaz. Ama bir kimsenin günahının zararı yalnız kendine ise ve bu günahı gizli ise, bunu açığa çıkarmak günah olur.
Kuranı Kerime tesettür ayetine uymayan kadın ve erkeğin kılık kıyafeti hakkında söz etmek gıybet sayılmaz, çünkü ortada farz bir emrin ihlali söz konusu…
Ama o kişinin kişiliği hakkında konuşmak gıybet olur, bir insanın kıyafetini eleştirirken İslami prensipler dikkate alınmalıdır. Mesela yaptığı bu iş doğru değil kıyafeti İslam’a uymuyor inşallah bunu düzeltir dememiz daha uygun olur. Ya da kıyafetinin farz emre zıt olduğunu açık gezmemesi gerektiğini kendisine güzel bir dille söylememiz gerekir. Tesettür haya ve iffetin kadın ve erkeğe verilmiş güzelliğidir. Hayasız ve açık gezenin kıyafeti hakkında yorum yapmak gıybet olmaz. Haya imandandır tesettürde farzdır çünkü.

Hadisi Şerifte:
Hayasızdan bahsetmek gıybet olmaz. (İ.Adiy)
Haya cilbabını (örtüsünü) çıkaranın (aleyhinde) söz etmek gıybet olmaz. (Beyheki)

  • HADİS-İ ŞERİFLERDE BUYURULDU Kİ:

– Kim, bir Müslümanın ayıplarını örtüp gizlerse, Hak Teâlâ’da, dünya ve ahirette onun ayıp ve kusurlarını örter. Kul, din kardeşine yardım ettiği müddetçe, Allah Teâlâ’da o kula yardım eder. (Müslim)

– Bir kimse, senin ayıplarını söyleyerek seni kötülerse, sen de onun aybını söyleyerek kötülemeye çalışma! Bunun sevabı senin, vebali de kötü söz söyleyenindir. (Nesai)

– Müslümanlara eza cefa yapmayın, onları çekiştirip ayıplamayın ve onların hata yapmalarını arzulamayın! (İbni Hibban)

Gıybet, Kur’an-ı kerimde, ölü kardeşinin etini yemeye benzetilmiştir. Gıybetin bazı durumlarda zinadan da kötü olduğu hadis-i şerifle bildirilmiştir.

Gıybet, kendi ayıp ve kusurlarını bırakıp, başkalarının ayıp ve kusurlarını araştırmaya çalışmaktır ki, bir Müslüman için bundan daha kötü ve zararlı bir şey yok gibidir. Bazı kafelerin köşelerinde “gıybet time “ diye yazılar gördüm. Yani bu hiç hoş bir şey değil. Günahları açıklamak başkasının günahlarını ortaya çıkarmak gıybet olur ve bu başlı başına günahtır. Yani kafelerde orda burda başkasının işlediği hataları ortaya atıp onun hakkında konuşmak günahtır gıybettir.

Biz, kendi ayıplarımızın ortaya dökülmesini, rüsva olmamızı istemediğimiz gibi, başkaları da ayıplarının açıklanmasını istemez. Sen arkadaşının ayıbını örtersen, Allah da senin ayıbını örter. Sen başkasının ayıbını açarsan, senin ayıplarını da açan çıkar. El âleme rüsva olursun.

Kendi kusurlarını araştıran ve bunların çaresini düşünerek başkasının kusurlarını göremeyen Müslüman çok iyi ve örnek alınması gereken nadide bir insandır.

Gıybet, söz taşımak ve diğer günahlardan kaçınmak ‘‘CİHAD-I EKBER’’ olarak bildirilmiştir. Ne mutlu kendi kusurunu görebilenlere.

Hadisi Şeriflerde:

  • -Kim, bir Müslümanın dünya sıkıntılarından birini giderirse, Allah Teâlâ’da onu kıyamet günü sıkıntılardan korur. Kim, Müslümanın ayıbını örterse, Allah’ü Teâlâ da onun dünya ve ahirette ayıbını örter. Kişi, arkadaşına yardımcı olduğu müddetçe, Allah’ü Teâlâ’da onun yardımcısı olur. (Müslim)
  • -Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez, zulmedilmesine de yardımcı olmaz. Kim arkadaşının ihtiyacını giderirse, Allah’ü Teâlâ’da onun ihtiyacını giderir. Kim, Müslümanın sıkıntısını kaldırırsa, Allah’ü Teâlâ da kıyamet günü onun sıkıntılarını kaldırır. Kim, Müslümanın ayıbını örterse, Allah’ü Teâlâ da kıyamette onun ayıbını örter. (Tirmizi)
  • Bir mümin, arkadaşının ayıbını görmez, onu gizlerse, şüphesiz Allah’ü Teâlâ bu hareketi sebebiyle onu Cennete koyar. (Taberani)
  • -Kim bir ayıp örterse, diri diri kuma gömülen suçsuz kız çocuğunu kurtarmış gibi sevap olur. (Ebu Davud, Nesai, Hakim)
  • -Kim arkadaşının ayıbını örterse, Allah’ü Teâlâ da kıyamet günü onun ayıbını örter. Kim de Müslüman arkadaşının ayıbını açığa vurursa, Allah’ü Teâlâ da onun ayıbını açığa vurur. Hatta evinde bile onu rezil eder. (İbni Mace)
  • -Kötülük etmeyin, ayıp araştırmayın! Kim bir Müslümanın ayıbını araştırırsa, Allah’ü Teâlâ da onun ayıbını ortaya çıkarır ve böyle bir kimse, en gizli bir yerde sığınsa bile, onu rezil eder. (Tirmizi)
  • -Müslümanların ayıbını araştıran, onlara kötülük etmiş ve onları kötülüğe itmiş olur. (Ebu Davud)
  • -Tövbe ettiği bir günahtan dolayı birini ayıplayan, aynı günaha müptela olmadan ölmez. (Tirmizi)
  • -Kendine reva gördüğünü, sana reva görmeyenin arkadaşlığında hayır yoktur. (İ. Adiy)

Yazan: Mustafa Kuş @mustfakus

Yorum Gönder

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir