Flört Masum Değildir !

Flört Masum Değildir!

Eski İslam tarihi ve fıkıh kitaplarına baktığınız zaman flörtle ilgili fazla bir yazı ya da bilgilendirme yoktur. Çünkü eski İslam yaşantılarını analiz edip gözden geçirdiğimizde İslam ahlakının etkili olduğunu görmekteyiz. Geçmişte ki bu kişilerin hayatlarında, yaşamlarının her safhasında, İslam’ın etkilerini apaçık görebiliriz. Temiz kalmalarının sebeplerinden biri de budur. Benimseyiş ve de özümseyiş.

Talas Savaşından bu yana, ülke olarak benimsediğimiz İslam medeniyeti hayatımıza ve kültürümüze silinmez izler dokuyarak geçmiş; edep, hayâ, ahlak gibi manevi değerler miras bırakılmıştır. Ne zaman harama düşecek olsak, İslami emirler bize kalkan olmuş, günah ve nefsani arzularımızın batağından bizleri korumuştur.

Günümüz insanları modern çağ akımına kapılmış, batının fikir ve düşüncelerine karşı bir kopyalama mekanizması oluşturarak hayranlıklarını hayatlarına yansıtmıştır. Batı medeniyeti İslam medeniyetinin içine girerek, kültürümüzü ve aile yapımızı bozmak için kurgulanmış bir senaryo olarak karşımıza çıkmıştır.

Osmanlı döneminin bitmesi, Cumhuriyet döneminin başlamasıyla batının ahlaksız ilkelerini ‘‘Âşk’’ adı altında flört kavramıyla meşru gösterme çabaları eğilimine gidilmiştir.

İki bireyin birbirini tanıması için buluşması, görüşmesi, yabancı kız ve erkek arkadaşlıkları normal karşılaması gerektiği görüşü ile dejenerasyon (yozlaşma) faaliyetleri yapılmaya çalışılmıştır.

Flört; maalesef “MODERN” zina haline gelmiş, modern çağın dilinde fenomen olan ‘‘Çıkma’’ tabiri kullanılmaktadır. Biriyle çıkıyor musun? Çıktığın var mı? Gibi tabirler çok fazla kullanılmaktadır.
Bir kızın yada erkeğin 3-5 kişiyle konuşup sevgili olması artık normal olarak benimsenir hale gelmiştir. Kızın güzelliği, erkeğin yakışıklılığı çıktığı kişi sayısına orantılı hale gelmiştir. Kimseyle çıkmayan kızlar ya da erkekler, günümüz çağında kimse neden bana bakmıyor diye aşağılık kompleksine kapılırlar. Kendilerini başkalarına beğendirmek için ellerinden geleni yaparlar. Gençliğin bir birine özentisi baş faktördür bu tür konularda. İslam’ın ilk sıradan onuncu sıraya atılması dejenere olmuş bir toplumun ayak seslerini oluşturur. Uçuruma giden yolun haramlarda olduğunu unutmayın.

Flört (çıkma), ilkokul seviyelerine kadar inmiş, kadın erkek ilişkilerinin medeniyet kisvesi altında ilişkilendirilip, hayatımızın gerekli olan bir parçası, bir farkındalık biçimi olarak görülmüş. Bilinçaltımıza gazete televizyon gibi aletlerle farkında olmadan yerleştirilmiş, batı ideolojilerinin beynimizi kontrol altında tutma, bireyi kuklalaştırarak düşünceyi engelleme projeleri olarak bizlere sunulmuştur. Flört hayatında sistemin pembeleştirdiği kirli hayalleri yaşama üzerine hareket edilmektedir.

Flört ateştir, kendini ateşlere atma! Seni bir erkeğin ya da kızın kandırmasına izin verme, flört âşk değildir, flört sevgide değildir. Flört nefsin arzularını yerine getirip heveslerimizin peşinde koşarak nefsimizi tatmin etme hissiyatıdır. Hepimiz hata yapabiliriz, hepimiz günaha düşebiliriz, önemli olan günahlarımızdan pişman olup tövbe etmektir.

Günah boyutunu düşünmeden girmiş oldukları ateşin içinde serinleme ihtiyacından olsa gerek genç kız ve erkekler birbirine soruyorlar: “İslami sınırları aşmadan birbirimizle konuşsak, buluşsak doğru olur mu?” Evlenme niyetiniz var mı? diye sorulduğunda Şuan ikimizde düşünmüyoruz. şeklinde bir cevap ile karşılaşılıyor. Peki, düşünmüyorsanız neden konuşuyorsunuz?” deniliyor. Alınan cevap ise genellikle birbirine paralel ve aynı yönde ilerleyen düşüncelerden ibaret, Seviyoruz, birbirimizi tanımak istiyoruz.”. Birbirinizi tanımak için flörte gerek yok.” şeklinde bir açıklamaya cevaben, “Peki, ama tanımak nasıl bir çerçevede olur?” diye çıkışıyorlar. Hiçbir erkek ya da kız, flört süresi boyunca kendilerinin olumsuz yönlerini konuşmazlar. Buluştukları zaman nefsi dürtüleri ile hareket edip, helali olmayan kişinin ellerini tutmayı ve tenhada yalnız ve baş başa kalmayı düşünürler. İslami kurallar devreden çıkar edep-hayâ kavramı unutulur, nefis ne derse adımlar onunla atılır. Sevgi ve âşk kavramı böylelikle flört ile kirlenir. Gönüllerimize masum gibi gelen bu davranış biçimi aslında amel defterimize yazılan ahiret günü utanacağımız bir davranış biçimidir. Allah’ın ve Rasûlullah’ın huzuruna bu şekilde çıkabilir miyiz? Hiç yanında bir aile büyüğünü alarak evlenme maksadıyla konuşan kişilere rastlamadım. İslam evlenme maksadıyla yanında bir aile bireyi bulunarak konuşmaya izin vermiştir. Ama tenhada veya kalabalık bir ortamda buluşmaya nikâhsız yalnız görüşmeye izin vermemiştir.

Sokakta, caddede, parkta, bahçede aralarında hiçbir nikâh bağı olmadan ele ele tutuşan, öpüşen kişiler, konunun ehemmiyeti ile ilgili Hadis-i Şeriflerden haberleri var mı?

Âlemlerin Efendisi Peygamberimiz Hazreti Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)

Bir erkeğin başına demir bir şişin batması, namahrem bir kadına dokunmasından daha hafif kalır.(Taberani, Beyheki)

Evlenecek gençlerin flört denilen bir sahte arkadaşlığa asla ihtiyaçları yoktur. Hatta flörtün birçok sakıncası da vardır:

Flörtte tuzak vardır. Flörtte çok defa kız, erkek tarafından sıradanlaştıktan sonra terkedilir. Çünkü nefis alacağını aldıktan sonra doygunluğa ulaşıp farklı arayışlar peşine sürüklenir.

Flört, gençlerde gafilce tecrübelere yol açar. Bu tecrübelerin çoğu, kötü şekilde sonuçlanır. Tecrübe için insan, cebine barut koyup kendini tehlikeye atmaz. Ateş ile barut bir arada durmaz. Sözleri flört tehlikesine karşı söylenmiş vecizelerdir.

Flört, akıl ve mantık hislerini altüst eder. Flörte alışan, sık sık arkadaş değiştirir. Kızı kandırarak terk eden erkek hain, kandırılan kız da maskara durumuna düşer. Flörtte çok defa, iffet elden gider. Namuslu Müslüman bir kız için bundan büyük felâket olamaz. Flört, birçok genci serseri, müsrif ve perişan eder. Gençler arasında aşağılık kompleksi, kıskançlık, kin, nefret, karamsarlık, düşmanlık, anarşi ve çeşitli ruhî bunalımlar doğurur. Ayrılık olduğu zaman ise depresyon ve bilinmedik davranış bozuklukları ve çeşitli hastalıklar meydana gelir.

Flört arzusu, tenhada buluşmaya davet eder. Baş başa kalma hevesi gün geçtikçe artar. Cinsel arzular, birkaç konuşmadan sonra patlak verir ve artık cinsellik konusunda nefislerini tatmin etme peşinde sürüklenirler. Kız ve erkek yaptıklarının doğru olduğunu zannederler. Ama sonunda, birçok gencin başı belâya girer. Bu arkadaşlıkta iş eğlenceye dökülünce, genç erkeğin güveni sarsılır. Önce kızı zorlar, arzusuna kavuşunca da kızı ayıplar, ahlâksız diye ona hakaret eder. Genelde bu hissî eğlencelerden sonra hep kişiler arasında soğukluk olmaktadır.

Genç erkek veya kız kokladığı çiçekten hemen doyar, sonra başka bir renk, başka bir çiçek arar. Artık bu sahne onu avutmaz, ondaki esrar, onu çeken cazibe, bağ ve düğümler çözülmüştür. O artık başka bir cazibe, daha esrarlı bir düğüm ister, başka eğlenceleri kovalar. Bu bakımdan bayan ve erkek çok ince düşünce yapısında olmalı, flört hususunda çok hassas hareket etmeli, hem dünyevi hem de uhrevi anlamda ateşe yaklaşırsa eriyeceğini, dokunur ise yanacağını unutmamalıdır…

Bu şekilde bir harama, hayatında bulaşmamış bir gence bunlar anlamsız gelebilir. Çünkü birisine gönlünü kaptıran genç, kendisine verilecek nasihati, deli saçması kabul eder. Onun için Peygamber Efendimiz, Sevgi insanı sağır ve kör eder.(Keşfü’l-Hafa) buyurmuştur. Flörte düşen kişiye, ne anlatırsanız anlatın kendi bildiklerini yapmaktan asla vazgeçmez. Sağıra ne anlatsanız duymaz. Köre bütün renkleri gösterseniz, birini diğerinden ayıramaz. Seven kimsenin de gözü tek bir noktada kilitlenir. Nefsi, takmış olduğu bir at gözlüğüdür ve bağımlılık düzeyinde odak noktasının dışına çıkamaz. Her bakımdan yanlış da olsa, yine onunla evlenmeyi ister. Nefsin arzu ve istekleri asla bitmez, istedikçe daha fazlasını ister, ilk önce masum gibi görünen bu davranışlardan biride el ele tutuşmaktır. Sonra biraz daha ileriye gidip işin içinden çıkılmaz bir hal alır ve sürekli nefis aynı şeyleri tekrar tekrar yapmak ister. Kız ve erkeği tenhada yalnız kalmaya zorlar. Parklar ve sinemalar modern zinanın en fazla görüldüğü ahlaksızlık yatağıdır.

Flört sonucu evlenen gençlerin çoğu sonunda pişman olmuştur. Bu bakımdan her evlat, salih anne ve babanın tavsiyelerine mutlaka uymalıdır! Anne ve baba, oğlunun veya kızının evleneceği kişiye, evlatlarının gözü ile bakmaz. Acı tecrübelerin verdiği ferasetle bakar. Atalarımız, Ulu sözü dinlemeyen uluya kalır demişlerdir.

Pamukkale Üniversitesi, Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan HERKEN, “Flörtle evlenenler, boşanmaya daha yatkın oluyorlar.” şeklinde bir açıklamada bulunmuştur.

Bütün bu mahzurlarından başka asıl önemli olan, dinimiz, nikâhsız gezip tozmayı haram etmiştir. Haram kılınan bir şeyde ise, fayda aranmaz. Bir Hadis-i Şerif meali şöyledir, Allahü teâlâ haramda şifa tesiri yaratmadı.(Buhari, Hâkim)

Evlenecek olsalar bile, nikâhı olmayan erkekle kadın, dinen birbirine yabancıdır. Bu konudaki birkaç Hadis-i Şerif meali şöyledir:

Erkeğin kadına, kadının da erkeğe (şehvetle) bakması haramdır.(Taberani)

Harama bakmak, şeytanın zehirli okudur. Allahü teâlâdan korkup yabancı kadına bakmayana, zevkli bir iman nasip olur.(Ramuz)

Yabancı kadınla kucaklaşan, şeytanla beraber zincire vurulup ateşe atılır.(Şir’a)

Kadınlarla bir arada yalnız kalmaktan sakının. Allah’a yemin ederim ki, bir kişi bir kadınla yalnız kalınca, aralarına şeytan girer. Bir kimsenin çamurlu bir domuzla sıkışmış durumda olması, o kimse için kendine helal olmayan bir kadına dokunmasından daha hafiftir.”(Taberani)

Ey gençler, namusunuzu koruyun, zina etmeyin! İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.(Hâkim)

Kötülükten korunmak için, nikâhlı yaşayın ve iffetli olun!(İbni Asakir)

Ey kadınlar, ancak mahreminiz olan erkeklerle konuşun, mahreminiz olmayanlarla konuşmayın!(İbni Said)

Yabancı kadına şehvetle bakmak göz zinasıdır, onu tutmak el zinasıdır, ona gitmek ise ayakların zinasıdır.(Rıyad-un Nasıhin)

Her Cuma hutbenin sonunda okunan Nahl, 90. Ayet şöyle hitap eder bizlere:

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”

Ey genç erkek ve bayan kardeşlerim, yakışıklı veya güzel olmana güvenme, yeryüzünde adım attığımız her an birer imtihandır bizler için. Bu imtihan da amel defterimizde haramlara yer vermek, bizlere, Kâinatın Sultanı(sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetine yakışmaz. Düşün ki Peygamber Efendimiz karşında, ne yaparsın? Dünyadan hazırlıklı gidersen, ahirette Peygamber Efendimizi karşında gördüğün zaman elin ayağına dolaşmaz. Livaul Hamd sancağının altında olmak istiyorsan iffetli yaşa. Geçmişin karanlıksa gel hadi tövbe seni bekliyor. Tövbeyi Nasuh ile secdeye kapan gözyaşların ıslatsın seccadeyi “Pişmanım Allah’ım” de. Yalvar tövbe et, çünkü Allah tövbe edenleri sever.

Âşkı ALLAH olanın Mekânı cennettir. Aşkı NEFSİ olanın yeri cehennem olur. Cenneti seçmek ve tövbe etmekte senin elinde. Temiz yaşa gözlerin sadece tek kişinin gözlerine baksın…
O olmadı bu, bu olmadı şu olayına girme… Temiz kalmak flörtsüz yaşamak, en iyi en güzel davranıştır. Siz eşinize hediyesiniz, hediye sadece tek bir kişiye özeldir.

***

Yazan : Mustafa Kuş

“Flört Masum Değildir !” üzerine 13 yorum

  1. Müthiş bir konu müthiş bir anlatım. Çağın hastalığı diyebilirim. Allah tüm kalplere iman nurunu yerleştirsin inşallah. Allah razı olsun…

  2. Abi yazı güzel ve anlamlı olmuş. Allah azze ve celle bütün gençleri haramlardan korusun. Abi benim sorum islami sınırlar içerisinde saliha bir eş nasıl bulacağız? Çevreye bakıyorum başı kapalı tesettürlü bayanlar flört denilen haramı işliyorlar bu konuda ileriki zamanda evleneceğimiz kişi bu çirkin flört işini yapmış mı yapmamış mı diye tereddüt ve endişe içerisindeyim.

    1. Sen yapmadıysan karşına da senin gibi biri çıkacaktır. Çevreye annen baban baksın, ve öncelikle ailenin annesi babası namaz kılıyor mu diye bakılması gerekir. Bir çöplükte çiçek yetişir ama yetiştiği yer çöplüktür.
      Bahçede yetişen çiçekle çöplükte açan çiçek bir olur mu? Önce evleneceğin kişinin aile ve çevresine bak, zaten baktıktan sonra onu anlayacaksın. Selam ve dua ile Allah hayırlı kişiler ile karşılaştırsın.

  3. Sonuna kadar haklısın kardeşim yüreğine kalemine sağlık. Dünyada yedi milyar insan yaşar yani yedi Milyarda ayrı fikir var demektir
    Çünki Allah her insanı özel yaratmıştır. Yani her insanı tanımak adına zor bir iş. Mesele ortak fikirlerde buluşabilmektir. Yoksa her insanı tanımak mümkün değil. Hem tanımak istesende karşındaki seni her an kandırabilir onun için bu ön tanışma işi kandırmacadan başka bir amacı olamaz saygı ve saygılarımla kalasın dua ile.

  4. Güzel bir konu, faydalı bir anlatım Allah razı olsun. Fakat edebî olarak dağınık bir anlatım var, sistematik ve belli bir düzene uygun değil. Sanki farklı zamanlarda yazılmış yazılar rastgele bir araya getirilmiş gibi.

  5. Hocam yazınız güzel Allah razı olsun ama 2 noktada kendi düşüncemi belirtmek isterim.
    1) 2.paragrafta haya edep ahlak in talas savaşıyla beraber Islamiyetle bize miras kaldığını söylemişsiniz. Türkler islamiyetten once ahlaksiz miydi sanki ? Törelerimiz vardi ve ona göre ahlakli yaşardık böyle önemli değerlerin bize Islamiyet ile değil atalarımızdan miras kaldığını düşünüyorum. Sizin dediginiz Islamiyetten once Araplar icin geçerli olabilir
    2) Osmanlı döneminin bitmesi ve cumhuriyete geçilmesiyle Batinin ahlaksiz ilkelerine egilim demissiniz kusura bakmayin ama size önyargılarınızı bırakıp tarih okumanızı tavsiye edeceğim. Batı özentiliği daha Osmanlı dururken saraylarda dahi vardi . Zaten dini eğitim vs bozulmuştu sosyal yapı cok kotuydu. Osmanlıda herkes cok ıyi Müslümandi da cumhuriyetle mi bozulduk sanki veya şöyle sorayim Osmanlı cok ıyi Müslümansa niye yıkıldı
    Bu değindiğim 2 nokta ayrıntı noktalar ama Bence önemli saygılar

    1. 2.Paragfta Türkler de töre olsa da kadın erkek karışık yaşarlardı, bu manada öyle yazma gereği duydum. Bu yazıdan ahlaksızdır yazısı çıkarmayalım,çünkü İslam medeniyeti ile benzeştiği için Müslümanlığı seçtiler Türkler.
      Osmanlıya gelince Osmanlı içindeki casuslar ve batı hayranlarının Osmanlı halkıyla bir alakası yoktur. Devlet saraydan ibaret değildir. Halktan ibarettir. Osmanlıda batı hayranlarının kökenine baktığınız zaman casus olduğunu göreceksiniz.
      Yazınız için teşekkür ederim. Selam ve dua ile…

  6. Hocam allah razi olsun.
    Rabbim faydali kılsın yazdıklarınızı
    Çok güzel olmus bu fikir. Her zaman yazinizi bekler rabbimden sizden razi olmasını dilerim. Allah razi olsun..
    Muhammed emin ertürk
    Instagram:hakdinislam27

  7. Allah razı olsun..
    Böyle yazılara gençliğimizin çok ihtiyacı var
    Maalesef kendi heva ve heveslerine kapılıp giden bir çok gencimiz var.
    Allah yardımcımız olsun inşaallah..

Sirzad için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir