Edebin Toplumu

Edebin Toplumu

Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) :

“Her bir dinin kendine has bir ahlakı vardır, İslam’ın ahlakı hayâdır.” Buyurmuştur.
(İbnu Mace, Zühd 17, (4181, 4182)

Hayânın lügat olarak hayat kelimesinden geldiğini belirten Zürkânî:
“Kalp, Allah’a imanla hayat bulup canlanırsa, onda hayâ da artar”   Yani iman ile hayâ derecemizde artar, iman zayıflarsa edep ve hayâmızda zayıflar.
Hayâ ve edep hazreti Âdem aleyhisselam ve Havva annemizin Cennette şeytanın aldatmacasına kanıp Allah’ın yasak ettiği yasak meyveyi yedikleri için kendilerine avret yerlerinin görülmesi ile başlamıştır. Bu olay sebebiyle Allah ikisini de yeryüzüne göndermiş ve ceza olarak belirli bir vakte kadar burada yaşayacaksınız ve burada öleceksiniz demiştir. Allah Hazreti Âdem ve Havva annemizi tövbeleri dolayısıyla affetmiştir.

Günümüze kadar, tüm ilahi değişmeyen hak yolda olan kitaplar hayâ ve edepten bahsetmişlerdir. Tüm peygamberler hayâ ve edep sahibi kişilerdir. Kuran’ı Kerim’de de hayâ ve edebe her Cuma hutbede okunan;

Nahl Sûresi 90. Ayette Allah bizlere ‘’Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı ( fuhşiyatı, sapkınlığı, edepsizliği) da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.’’ Buyuruyor.

Bu ayet açık ve net hayâ ve edebin önemini belirtiyor.  Peygamber efendimiz ise ‘’Hayâ imandandır.’’ Buyuruyor. İmanın gayelerinden birisi de hayâdır. Hayâ ve edep ayrılmaz ikilidir birisi olmayan kişide diğeri de olmaz, hayâsız aynı zamanda edepsizdir de.

Günümüzde edep ve hayâ konusuna dikkat edin ve çevrenize bir bakın! Kim ne kadar utanç içinde anneler babaların yanında kızı oğlu ne halde, ya yarı çıplak ya da anne babayı kafaya bile takmıyor. Para kazanıp ailemizin geçimini sağlayalım derken ey aile bireyleri çocuklarınızın hayâ ve edebi öğrenmediği bir ortama başıboş bırakıyorsunuz. Paradan daha değerli ve etkili şey hayâ ve edep konusudur bunu çocuk yaşta ailemize sunmamız gerekiyor. Aman kızım oğlum rahat büyüsün derslerinde başarılı olsun diye uğraş verdiğimiz kadar namazına ahlakına inancına da önem vermemiz gerekiyor.
Hiç kusura bakmayın kızın ve oğlun, kardeşin ya da arkadaşın göbeği açık videolar çekip, yada kas gösterileri yapıp sosyal alemde video yayınlıyorsa,  kusura bakmayın ama bu çocuk baştan aile terbiyesinden İnancından yoksun olarak yetişmiştir. Yani başıboş ve kuralsız yetişen gençlik her geçen gün çoğalıyor…

Birde şu var ben senin vücudunu görmek beğenmek zorunda mıyım? Erkekler kadınlar sokaklarda hayâsızca dolaşıyor, kadınlar mini etekli erkekler şortlu ve şortları diz üstünde. Bazen yazları sokağa çıkmaktan bile hayâ eder hale geldik maalesef… Erkekler artık kadınlar gibi küpe takıyor, kadına özenti de boy gösterdi. Küçük çocuklar büyük kişilere saygısızca davranıyor yaşlıların elleri öpülüp hayır duası alınmıyor moruk damgası vuruluyor. Ahlaki bir yozlaşma içindeyiz diyebilirim, Hayâmızı edebimizi dinimize göre değil çevreye göre şekillendiriyoruz. Bizim bugün ne yapacağımızı sosyal medya ne giyeceğimizi moda belirliyor. Marka takıntımız da hak getire yani…
Bir kız veya erkek sokakta sakız çiğneyerek yürüyebiliyor artık. Başı örtülü kızlar sigara içip kafelerde nargile tüttürebiliyor, sevgili de edine biliyor, makyajda yapıyor, tırnakta uzatıyor. Günden güne tesettürde hayâsını edebini kaybediyor. İki gün konuştuğu kızla üçüncü gün şehvet odaklı konuşmalar başlıyor buna da sevgi diyorlar. Haram bir sevdaya ‘‘seni özledim’’ demek bile şehvettir sevgi değildir.

Nikâhın altında olmadan kimse kimseyi özlemeye niyetlenmesin. Harama haram demedikleri için bugün televizyonlarda evlilik öncesi her şey normal görülür hale geldi.

Kızlarımız oğlumuz ya da biz telefonu açtığınız zaman ilk sorduğunuz şey namazları mı yoksa dersleri mi?
Bazı kesimler de var ki onlar evet Müslümanı hayatı Hristiyan gibi hayâsız iffetsiz yaşa sorunca Müslümanım de, bir Müslümanın Fatiha’da kırk yanlışı çıkıyorsa kusura bakmasın samimi değilsiniz.

Gelelim hayâ ve edep konusuna yukarıdaki konuştuklarımı da aklınızın bir köşesinde tutun.
Vaktiniz olursa bir bahaneyle veya dinlenmek için bir parka gidin. Türkiye’de veya başka yerde olabilir, şöyle biraz oturayım nefes alayım kafamı dinleyim deyin bakalım, parkın içine girin ve etrafı gözetleyerek ilerleyin ne görecekseniz…
İşte o gördüğünüz hayâsızlık ve edepsizlikler bir toplumun edep ve hayâsının bittiği ve yıkıldığının adıdır. Öyle bir manzara görürseniz ki yazın mutlaka göreceksiniz, bilin ki o toplumun edebi ahlakı hayâsı ayakaltına alınmıştır.  Ve sevgili adı altında onca insanların önünde sarmaş dolaş hareketlerle, yatak odasında yapılacak şeyleri gençliğin yaptığını görürsünüz. Hiç utanmazlar hatta sizin varlığınızı bile umursamazlar, yaptıkları bu çirkinliğe devam ederler. Çünkü sevmeyi sevilmeyi aşkı muhabbeti şehvet sanıyorlar. Çünkü edep ve hayâ duygusu öğretilmemiş, evlenmeden önce her türlü evlilik öncesi şeyleri yapmak Avrupa’nın ahlaksızlığından televizyonlardan örnek alınmış.

Artık bunu yapmak sıradan hale geldiği için kimse bunu fark bile etmiyor, erkekler namusun sadece kadınlar için olmadığını, kapalısı neden kapandığını açık neden açık gezdiğini bilmez hale gelmiş. Bilinçaltlarına sevgi kavramı farklı işlenmiş çünkü gördüklerini aşk diye algılıyorlar ve hayatlarına yansıtıyorlar. İslam’ı romantizm akımıza sokmaya çalışıyorlar. En güzel romantizmin, nikâhta olduğunu unutuyorlar.
İnsanın Utancından yerin dibine girmesi gerekmez mi?  Bunu yapanlar Müslümanım diyen kişilerin kız ve erkek çocukları, akşam bunlar annesinin babasının yüzüne nasıl bakıyor acaba!

Sokağın gerçekleri ile yüzleşmek gerek diye düşünüyorum. Hayâsız ve edepsizliğe ibretle bakın bir kere de olsa çünkü ibadetlerin özünü İslam’ın temellerini hayâ ve edep oluşturur. Edebi olmayan bir toplumun çoktan cenaze namazı kılınmış demektir.

El ele dolaşan şehvetini sokağa döken buna aşk diyen insan bana edep ve hayâdan asla bahsedemez. Sokağın hayâsı ve edebi kalmamış gibi sanki. Üniversite gençliği perişan, erkek – kız, biz arkadaşız diyor aynı evde kalıyorlar, ateş ile barut arkadaş olsa ne kadar yan yana durabilirler ki, neymiş efendim çağdaşlıkmış bunun adı, hayâsızlık edepsizlik çağdaşlıksa çıplaklık çağdaşlıksa en çağdaş varlıklar bence bizim köyde ki hayvanlar mı diye düşünmeden edemiyorum!

Özür dileyerek söylüyorum ama inanın hayvanlar insandan daha hayâlı ve edepli bazı durumlarda, şu Ayeti hiç aklımdan çıkaramıyorum çünkü;

  • Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.
    A’raf Suresi, Ayet 179, Sayfa 174, Sure No 7, Cüz 9

Peki burada hak ve hakikati görmeyenler kimlerdir, bilerek ve isteyerek günah işleyenlerin vay haline…

Edepsizlik ve hayâsızlık günümüzün baş problemlerinden birisidir el ele verip ‘’Mü’minler ancak kardeştir’’ ilkesi etrafında toplanıp bunu insanlığa anlatmamız gerekmektedir.

Genel olarak bakarsak Kur’an hayâ ve edepten, iyi olmak ve dürüstlükten bahseder bizlere. İmanın baş prensibi edep ve hayâlı olmaktır. İnsanoğlu ilk olarak Allah’tan utanmalıdır.  Allah’tan utanmayan insanlıktan utansa neye yarar.  Edebin başlıca problemlerinden birisi İslami eğitimin aile içinde verilmemesidir. Aileler ev içinde çocuğa utanma duygusunu aşılamalıdır. Edep ve hayâya önem veren bireyler daima kazanmıştır. Hayâ ve edebin en önemli İsmi iki cihan sultanı Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem)’dir. O’nu sevenler O’nu aşkla içinde yaşayanlar. Edep ve hayâsından asla taviz vermezler. Allah’ın melekleri bile ondan utandığını hatta şeytanın bile ondan utandığını kaynaklarda yazmaktadır. İnsan demek ki kendisi edepli ve hayâlı olunca Melekler bile ondan utanıyor.  En çok şuna değinmek istiyorum aile bağlarımız utanma içgüdülerimiz televizyon ile bozuldu. Evde muhabbet ve sohbet ortamı yok babalarımız evi otel gibi kullanıyor. Yatıyor ve sabah işe gidiyor. Sohbet yok muhabbet yok dünya sevdasına dalmışız.  Namaz kılıyor musun? Oğlum kızım diyen yok. Aile içi iletişimi bozan okuma alışkanlığımızı ve hayâ duygumuzu elimizden alan televizyon ve internettir. Bir diziye ayırdığımız vakti haftada bir saatliğine de olsa İslam’a ayırmıyoruz. Soruyorum sizlere haftada bir saatte olsa okumaya vakit ayırıyor muyuz? Edepten hayâdan bahsediyor muyuz?  Mesela ailemize, peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in hayâsından ahlakından bahsediyor muyuz?

Bir dizi kadar bahsetmiyoruzdur buna eminim. Oku adam ol derslerine çalış deriz her şeyi ders kitaplarına bağlarız çocuğun tüm hayatını sanki ders kitapları oluşturuyor. Gelecek kaygısı dinin ve İslam’ın önüne geçiyorsa öldükten sonra ki yaşantımız perişan olur. Dünyanın parası ahirette geçmez, kazandığını götüren kimse olmamıştır bu güne kadar. En değerli varlığımız öldüğü toprağa koyulduğu zaman çürüyüp gider. Salih amellerin ahirette kazandıracağını dünyalık heveslerin bizi kurtarmayacağını anlayalım idrak edelim hepimiz hatalıyız ve hepimiz günahkârız, edeple lütufla bugün hatta bu yazıyı okuduktan sonra şöyle bir secdeye gidelim… Ağlayalım tövbe edelim.
Beyaz bir sayfa açmak için geç değil, yukarıdaki eleştiriler tüm topluma karşı ama bu yazıyı okuyan sizsiniz! Sizin kalbinizin güzelliğini buradan hissedebiliyorum edebinizi hayânızı kalp atışınızı duyabiliyorum. Bunlar sert mizaçlı oluşumdan değil ‘’Müslümanın derdiyle dertlenmeyen bizden değildir’’ Hadisi şerifi düsturunca kalp atışlarımdır. Sürçü lisan ettiysek affola.
Aile içi iletişime edep ve hayâya özen gösterelim, yoksa var olan bazı hayâlarımızı da kaybederiz. Allah bizleri hayâlı edepli kullarından eylesin.

Sözü konuyla ilgili hadislere bırakmak daha uygun olacaktır.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

  • (Allahü Teâlâ’dan hayâ edin! Allah’tan hayâ eden, kötü düşünceden uzak durur, midesine girenleri kontrol eder, ölümü hatırlar.) [Tirmizi]
  • (Hayâ, baştanbaşa hayırdır.) [Müslim]
  • (Her dinin bir ahlakı vardır. İslamiyet’in ahlakı da hayâdır.) [İbni Mace]
  • (Hayâsız olan hep kötülük eder.) [İbni Mace]
  • (Hayâ ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.) [Ebu Nuaym]
  • (Mümin, ayıplamaz, lanet etmez, çirkin söz söylemez ve hayâsız değildir.) [Tirmizi]
  • (Hayâsızın dini olmaz ve hayâsız kişi Cennete giremez.) [Deylemi]
  • (Hayâ insan olsaydı, salih biri, fuhuş insan olsaydı, kötü biri olurdu.) [Taberani]
  • (Hayâ ile iman bir aradadır. Biri giderse, öteki de durmaz.) [Hakim]

Yazan: Mustafa KUŞ

Yorum Gönder

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.