Bir Açlığın Feryadı

Bir Açlığın Feryadı
Ben Arakan’lı Ahmet, Filistinli Muhammed, Suriyeli Fatıma, Somali’den Aişe ve ismini bilmediğim tüm mazlum mağdur kişilerin yüreğiyle sesleniyorum sizlere.

Yıl oldu 2018 ve her şeyimiz var hamdolsun, bir ekmek alamayan kimse kalmadı ülkemizde, bir ayakkabı boyasak bile ekmek paramız çıkıyor, ya da bir şişe su, bir selpak satsak o gün rızkımızı bir şekilde temin ederiz.

Peki, boyanacak ayakkabı, satacak su, yiyecek ekmek, burun silecek mendil bulamayanların hala bu devirde olduğunu söylesem ne dersiniz. Elleri vicdanlara koyup kalpleri tir tir titretme vakti gelmedi mi?

Açlıktan uyuyamadığınız oldu mu hiç? Ya da korkudan uykusuz kaldınız mı? Annenizi kaybettiniz mi? Gözlerinizin önünde öldürüldü mü babanız? Ya da evladınızın açlıktan korkudan çığlıklarına şahit oldunuz mu? Zulmün hâkimiyet sürdüğü, insanların acımasızca öldürüldüğü bu yerde düşündünüz mü kendinizi?

Düşünün yemek yerken evinizin ortasına bomba düşüyor ve siz yaralı kurtuldunuz çocuğunuz gözünüzün önünde eşiniz gözünüzün önünde can verdi. Ya da ekmek yemek bulamadığı için çocuğunuz açlıktan susuzluktan kucağınızda can verdi! Dehşet verici değil mi? Sevdiklerinizin yokluğunu biran var olmadığını düşünmek.

Şöyle bir başınızı ellerinizin arasına alın ve düşünün beş dakika.
Yalnızca beş dakika sesimiz olun.

Ey gençler, ablalar, abiler, dayılar amcalar, teyzeler, genç kızlar şimdi dikkatle dinleyin çünkü burası önemli;

“Türkiye’de bir yıl içinde 1,7 milyar ekmek çöpe atılırken, 214 milyar liralık gıda israfı yapıldığı belirlenirken günlük olarak bakıldığında ise, 4 milyon 900 bin ekmeğin çöpe atıldığı tespit edildi. Buna ek olarak dünyada israf edilen 1 milyon 300 bin tondan fazla yiyeceğin, 2 milyara yakın insanı doyurabildiği bilgisine ulaşıldı. ”

Siz sofranıza gelen çeşit çeşit yemeklere burun kıvırırken beğenmezsen, üstüne üstük israf ederken onların bir kuru ekmeğe muhtaç olduğunu, su bulamadıklarını hayal edin ya da bir silah sesiyle uyanmak, her an ölümle burun buruna olmak kendinizi biran olsun kurşunların hedefinde düşünün, veyahut gözlerinizin önünde en sevdiklerinizin katledildiğini canlandırın, irkildiniz değil mi? Tüyleriniz diken diken oldu.

Bütün bu sorulara bir cevabınız var mı? Bizim burada anlattıklarımız belki de hayatımızda ve rahat yaşamımızın yanında bir zerre dahi değildir. Çünkü bunları anlatmaya ne benim kalemim nede sizlerin ömrü yeter. Zulmün olduğu yerde bazen kalem bile yazamaz hale gelir.

Her koşulda ne olursa olsun sadaka vermeyi yardım yapmayı ihmal etmeyin, eğer zenginsen ve her sene Umreye gidiyorsan lütfen bir sefer de umre parasını buralara yardımda kullan, için rahat etmiyorsa bir dernekle git gözünle gör. Her konuda zulüm gören insanlığa yardım kollarını açın, ekmeği fırından iki adet alırken bir ekmek parası da bu kardeşlerimiz için ayırın. Vermekle mal eksilmez aksine takva dereceniz yükselir, malınızın bereketi ve aile huzurunuz artar. Sadaka insana huzur verir, Arakan, Suriye, Filistin, Etiyopya, Somali, Afrika ve ismini bilmediğimiz ülkeler yardımlarınızı bekliyorlar. Sizin çocuklarınız çilek yerken onlar çileğin tadını bile bilmiyorlar hiç tatmamışlar, senin çocuğun canı ne isterse almaya özen gösteriyorsun işte bunlar da çocuk, onlarında hayalleri var, onlarında canı çekiyor bu meyveleri, onlarda okumak istiyorlar, barış istiyorlar kardeşlik istiyorlar. Haydi, buyurun Hucurat Süresi 10. Ayetin sesini yükseklere ve zirveye çıkarmaya, seslenin gönülden bağır çağır korkma ayeti haykır aç pencereyi ‘’Mü’minler ancak kardeştir.’’ Diye seslen yık içindeki tabuları şeytan kahrolsun nefsin ezilsin perişan olsun. Kardeşlik ruhunu yaşa bedeninin her bir hücresinde.

Gösterin kardeşliğinizi tüm cihana, hem Allah razı olsun sizden, hem de garibanların, yetimlerin, öksüzlerin ve hiç kimsesi olmayanların yüzleri gülsün. Ayetlerle hadislerle kardeşlik ruhunu diri tutun onlara kucak açarak.

Ey insan ve ey Müslüman uyan gaflet uykusundan titre ve kendine gel! Kitabında yazılı olan Müslümanlık şanına bürün, aç artık dünya zevkleriyle kararmış gözlerini, nefsini ve şeytanı dinleme, bana ne deme! Gör Müslümanlara edilenleri, Asrı-saadete git bir birine azılı düşman olup, sonradan İslam’ın kardeşlik şuurunun merdivenlerinin çıkıldığı ilk adımlarını atan Evs ve Hazreç Kabilelerini düşün, kabilelerinin kucaklaşmaların da ki İslam sıcaklığını hisset. Ensar’ın Muhacire, Muhacir’in Ensar’a beslediği kardeşlik güneşi ile aydınlığa kavuştur yüreğini, Şu Söze kulak ver “Müslüman o dur ki dünyanın öbür ucunda bir Müslüman kardeşinin ayağına diken batsa onun acısını ta yüreğinde hisseder.” Bu sözün sen neresindesin veya neresinde kalıyorsun. Hissediyor musun kardeşlerinin acısını, şimdi sıyrıl dünya meşgalelerinden zaman ayır içindeki insanlık sesine…

Müslüman mısın dediklerinde Elhamdülillah Müslümanım diyorsun ya hani, bunu dudağından süzülen bir cümle olarak bırakma benliğine nakşettir bu cümleyi, yaşa Müslümanlığı ve yaşat. Sadece dudakta bırakma bu güzelim cümleyi ve sor kendine Mazlum mağdur insanlar için ne yaptım, dudağından çıkan Müslümanım sözüne sadık kaldın mı? Diye vicdanını bir yokla.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve Sellem in şu sözlerine kulak ver ”

“Müminler; birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkat göstermekte tek vücut gibidir. O vücudun bir organı rahatsız olursa, diğer organlar da acı çekip uykusuz kalır.” ( Buhârî; Muslim)

Sen onlar işkenceye, tecavüze maruz kaldıklarında acısını yaşadın mı kalbinde. Ey Müslüman uyan gaflet uykusundan ve at gözlüğünü çıkar. Peygamberlerin gittiği adımları izleri takip et.

Kuran-ı Kerim’de Buyuruldu ki:

İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek Müminlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır. Enfal Suresi, Ayet 74, Sayfa 187

Müslümanlar el uzatmış yardım bekliyor aç susuz, barınacakları bir ev bile yok çünkü, yalnız ve çaresiz onlar namus için din için hazırlan insanlık için dua et sadaka ver kardeşin elini uzattıysa, Hazreti Yusuf’u kuyudan çıkaran el gibi sende kardeşini düştüğü bu elim kuyudan çıkar. Çünkü kıyamette yeşeren bir ağaç olacaktır sadakalarınız, yardımlarınız ve dualarınız hayırda ve hasenatta acele edin Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer gibi bir birinizle hayırda yarışın hadi daha ne duruyorsunuz fazla beklemeyin, çünkü Kıyamet Yaklaşıyor…

Yazan: Mustafa Kuş @mustfakus

Yorum Gönder

“Bir Açlığın Feryadı” üzerine 5 yorum

  1. Selamunaleykum. Allah razı olsun inşallah. Şuan yaşadığımdan yediğimden az önce yaptığım kahvaltıdan ve gülümsediğimden utandım kahroldum. İslamın neresindeyim neresindeyiz. Allahın adaleti nede güzel değilmi. Onun kuralları ile yaşasak zekatı herkes ama herkes verse yeryüzünde açlık kalmıyor. Subhanallah. Lütfen bu konuya geniş yer verelim neler yapabiliriz istişare edelim. Allah bize rahmet etsin müslüman kardeşlerimiz için hiçbirşey yapmıyoruz utanıyorum çok utanıyorum.

    Allah sizden razı olsun…

  2. “Hiçbiriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için istemedikçe gerçek iman etmiş olamaz.”

    Hadis-i Şerif

  3. Allah razı olsun Hocam. Sizin güvenip yardımda bulunduğunuz ve yardımların saydığınız ülkelere gittiğinden emin olduğunuz kurum hangisidir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.